Cyberpunk Wikia
Advertisement

2020Icon

Gördüğünüz versiyon sayfanın tamamlanmış hali değil veya gereğinden kısa. Eğer bu şablon uzun süredir sayfadaysa veya sayfanın genişletilmesini istiyorsanız tartışma sayfasına not bırakınız.

Türkiye, kuzeybatıda Yunanistan ile Bulgaristan; kuzeyde Karadeniz; kuzeydoğuda Gürcistan; doğuda Ermenistan, Azerbaycan ekslavı Nahçivan ile İran; güneydoğuda Suriye ile Irak; güneyde Akdeniz ve batıda Ege Denizi ile sınırlıdır.

Genel bakış[]

Bir zamanlar laik bir cumhuriyet olan Türkiye, İslamcı devlet anlayışının yükselmesiyle daha dayanıksız İslami bir Cumhuriyet halini aldı. Ülkenin sınırlandırmalar, sansür ve katı baskı ile iç içe olması yüzünden X dereceli beyin danslarının evde bırakılması önerilmektedir.

Türkiye, 94 İflası'ndan sonra NATO ve AET yardımını kaybetti. Fakir halkın şehirlerde yardım aramasıyla İstanbul, Ankara ve İzmir'i çevreleyen kasabalar ortaya çıktı. Erime, Türkiye'nin güney komşularını radyoaktif çöle çevirdi ve 24 saat içinde mülteciler ülkeye bir tsunami dalgası halinde akın etti. Bazıları şehirlerde kalıp fakirliği daha da artırırken bazısı ise Yunanistan ve Bulgaristan sınırlarına gitti. AET, Türkiye'yi mülteci sayısını azaltmaya davet etti fakat milyonları aşkın sayı yüzünden bu mümkün olmadı. AET daha sonradan Bulgaristan ve Yunanistan sınırlarını güçlendirip geçmeye çalışanları vurmaya başladı ve hayatını kaybeden sayısı tahmin edilemez hale geldi. Bu olaylar yüzünden Türkiye, komşuları ile iyi bir ilişkiye sahip değildir.

Hükümet; mülteciler, kolaycılar ve fanatik Müslümanlar tarafından kuşatıldı. Bardağı taşıran son damla Binbaşı General Özcül'ün darbesiydi fakat parlamento, bu ve devamında yaşanan yedi darbeden kurtulmayı başardı. Buna tepki olarak kontroller artırıldı ve en korkulan kesim dinci fanatiklerdi. Sonuç olarak ise İslam tarafından yasaklanan şeyler yasaklandı ve sokak devriyesini askeriye üstlendi. Medya bu felaketten önce bile fikrini belirtmekte özgür değildi ve günümüzde tamamen kontrol altına düştü. Kısaca bahsetmek gerekirse hükümet, devleti zorla kontrol ederken Mahvedici Veba, elli bin fakirin hayatına mâl oldu.

Ülkede binalar sıklıkla tamir ve temizlik görmediği için döküntü haline gelmiş, insanlar askeriye görüntüsü karşısında kaçışmaya başlamış ve fakirler bir ekmek kırıntısı için birbiriyle dövüşmeye başlamıştı. Fakir mahallelerinin yanında devasa, görkemli saraylar yükseliyordu. Şehirlerin kötü olmasının yanı sıra radyoaktif kalıntıdan etkilenen tarlaların bulunduğu arazilerin ayrılıkçı Kürtler, çaresiz mülteciler ve kendi krallıklarını kurmak isteyen fanatik dincilerle dolu olmasıyla pek bir farkı yoktu.

2077[]

2077'ye gelindiğinde ise Türkiye; eski Suriye, Irak ve İran'da yaşanan nükleer yıkımlardan ötürü oluşan radyoaktif kum fırtınalarının Türkiye'ye kadar ulaşmasıyla büyük bir zarar gördü.

Advertisement